Geçtiğimiz hafta, Cumhurbaşkanlığı adaylığı da gündemde olan ve aynı zamanda mevcut İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İMAMOĞLU hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma neticesinde, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmasının ve nihayetinde İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olmasının ilgili mevzuata uygun şekilde olmayıp, sahte bir diploma olduğu iddia edilmesi üzerine İstanbul Üniversitesi benzer durumda olan bazı kişilerle beraber bir idari tahkikat gerçekleştirmiş ve sonucunu yayınlamıştı.
Buna göre, alınan kararda 'yokluk' ve 'açık hata' gerekçeleriyle diplomaların geri alınmak suretiyle iptaline karar verdi.
Meselenin idari bir işlem olması nedeniyle hukuki olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Öncelikle verilen diploma düzenlenişi itibariyle resmi ve gerçek olduğu aşikardır. Yatay geçişe ilişkin ise, öğrencinin kayıtlı olduğu üniversitenin, gerçek bir yükseköğretim kurumu niteliği taşıyıp taşımadığı, programın eşdeğer olup olmadığı ve başarı şartlarının yerine getirilip getirilmediği ilgili akademik birim tarafından değerlendirilir. O dönemdeki uygulamalarda ise, yalnızca tereddüt yaşanması halinde üniversitelerin Yükseköğretim Kurulundan görüş talep ettiği anlaşılmaktadır. Yatay geçiş işlemlerinin yapıldığı tarih itibarıyla, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarının Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmasına ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, yatay geçiş işlemlerinde esas alınması gereken mevzuatın, yukarıda belirtilen Resmi Gazetelerde yayımlanan değişikliklerin işlenmiş şekliyle, 21/10/1982 tarihli Yatay Geçiş Yönetmeliği olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu çerçevede, Araştırma Raporu’nda yer alan yatay geçiş kabulüne ilişkin işlemlerin Yükseköğretim Kurulu kararlarına uygun şekilde yürütülmediği yönündeki tespitin de hukuki bir temele dayanmadığı açıktır.
Peki bu diplomanın iptali mümkün mü? Danıştay, kişinin hile yapması ya da açık bir hata gibi ağır hukuka aykırılıklar dışında kalan hukuka aykırılıklarda, belirli bir sürenin geçmesinden sonra diplomanın iptalinin artık mümkün olmayacağı yönünde çeşitli kararlar vermiştir. Yine idarenin ilgilisinin hilesi yahut açık hata sonucunda tesis ettiği hatalı işlemler dışında kalan işlemleri geri almasına yönelik yargısal içtihat dikkate alındığında bu işlemlere yönelik iptal süresinin iptal davası açma süresiyle sınırlandırıldığı görülmektedir. Kaldı ki , idare hukukunun yetkide paralellik ilkesi gereği İşletme Fakültesi Dekanlığının bir kararını, Rektörlük kaldıramaz, yetkisizlik de söz konusu.
Hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen yatay geçiş işlemi sonucunda öğrenci statüsü elde eden kişilerin, kayıtlı oldukları programın gereklerini yerine getirerek hak kazandıkları diplomalar kazanılmış hak niteliğindedir. Bu nedenle, idare tarafından söz konusu diplomaların geçersiz sayılmasına yol açacak herhangi bir işlemin tesis edilmesi, hukukla açıkça çelişecektir. Bir detayı daha ifade etmek isterim ki, mevcut durum ile mukayese edildiğinde eski bakanlardan Hulusi AKAR’ın kızının ABD’de biyoloji bölümü okurken Hacettepe Tıp Fakültesine yerleşip mezun olması ve şu anda bir tabip olarak hayatına devam etmesinin daha hukuka aykırı bir durum olduğu aşikardır.
Ancak gelinen noktada, bu durumun hukuki değerlendirmeden ziyade iç siyasetin de ilgi odağı olması ve dışarıdan ülkemize yön vermeye çalışan ve planları sürekli mevcut olan zümrelerin bulunduğunun farkında olmalıyız.
Hukuken her şartta evrensel ve pozitif hukuk kuralları ile içtihatların herkese ama istisnasız herkese tarafsız şekilde uygulanması savunulması gerekmektedir. Hukuk güvenliğinin olduğu toplumlar güçlü ve rekabetçi bir zeminde bulunarak her türlü saldırı ve olumsuzluklardan korunacaktır. Oysa hukuk güvenliğinin olmadığı toplumlar ise birilerinin oyuncağı ve kurbanı olmaya devam edecektir.
Hukuki mülahazalarla siyasi kararları değerlendirmek mümkün değildir. Eğer ki demokrasinin bir tramvay olarak görülüp hedefe varıldığında inilmesi düşüncesi bulunuyor ise, olacak olan ülkenin aydınlık geleceğine gölge düşürecektir.